Suriye’de YPG/SDG’nin kendini feshederek silahlı unsurlarını Suriye ordusuna entegre etme kararı, bölgesel dengeler açısından dikkat çeken bir gelişme olarak gündeme geldi. Karar, İsrail basınında da geniş yankı bulurken Türkiye’nin Suriye politikasındaki etkisine yönelik değerlendirmeler öne çıktı.
İsrail basınında yayımlanan bazı analizlerde gelişme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye sahasındaki diplomatik ve stratejik kazanımı olarak yorumlandı. Aynı değerlendirmelerde kararın İsrail’in bölgedeki hesapları açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği savunuldu.

YPG/SDG’NİN ENTEGRASYON KARARI GÜNDEM OLDU
YPG/SDG’nin silahlı yapısını feshederek Suriye devlet kurumlarına ve resmi orduya entegrasyon kararı alması, Suriye’de uzun süredir devam eden siyasi ve askeri sürecin önemli başlıklarından biri haline geldi.
Kararın uygulanması halinde Suriye’nin kuzeyindeki askeri ve idari yapının yeniden şekillenmesi bekleniyor.
Türkiye ise uzun süredir Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve merkezi devlet yapısının güçlendirilmesini savunurken, sınır hattında ayrı bir silahlı yapılanmaya karşı olduğunu vurguluyordu.
İSRAİL BASININDA ERDOĞAN VURGUSU
İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde Türkiye’nin Suriye’de artan etkisine dikkat çekildi.
Maariv gazetesinde askeri analist Avi Aşkenazi imzasıyla yayımlanan analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye sahasında önemli bir diplomatik ve askeri kazanım elde ettiği görüşü dile getirildi.
Analizde, "Kuzey Suriye’deki bu hamle, İsrail için stratejik bir tokat niteliğindedir. Tel Aviv'in bölgedeki tüm hesapları çöktü." ifadelerine yer verildi.

Söz konusu yorumun İsrailli bir basın kuruluşunun değerlendirmesi olduğu ve resmi bir devlet açıklaması niteliği taşımadığı belirtiliyor.
2015 YILINDAKİ AÇIKLAMA YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Gelişmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2015 yılında yaptığı bir açıklama da yeniden gündeme taşındı.
Erdoğan o dönemde, "Bedeli ne olursa olsun, Suriye’nin kuzeyinde, Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullanmıştı.
İsrail basınındaki bazı yorumlarda, YPG/SDG’nin entegrasyon kararının Türkiye’nin uzun yıllardır sürdürdüğü Suriye politikasının bir sonucu olduğu öne sürüldü.
İSRAİL’DE STRATEJİK ENDİŞE YORUMLARI
İsrail basınında yer alan analizlerde, Suriye’de merkezi yönetimin güçlenmesinin ve Türkiye’nin bölgesel etkisinin artmasının Tel Aviv yönetimi açısından yeni güvenlik ve diplomasi hesaplarını beraberinde getirebileceği belirtildi.
İsrail’in Suriye’deki askeri faaliyetleri ve bölgedeki diğer aktörlerle ilişkileri de bu gelişmeler çerçevesinde yeniden değerlendiriliyor.
Bazı güvenlik çevrelerinin Türkiye’yi doğrudan bir düşman olarak değil, çıkarları zaman zaman çatışan güçlü bir bölgesel aktör olarak değerlendirdiği yönünde yorumlar da yer aldı.
MSB’DEN YPG/SDG KARARINA AÇIKLAMA
YPG/SDG’nin kendini feshetmesi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyon süreciyle ilgili Milli Savunma Bakanlığı da açıklama yaptı.
Bakanlık açıklamasında, "SDG’nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile 'Tek Devlet, Tek Ordu' anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir. Bu yöndeki gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz" ifadelerine yer verildi.
SURİYE’DE YENİ DÖNEMİN İŞARETLERİ
YPG/SDG’nin fesih ve entegrasyon kararının sahada nasıl uygulanacağı, silahlı unsurların hangi takvimle Suriye ordusuna katılacağı ve bölgedeki idari yapıların nasıl düzenleneceği önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.
Kararın uygulanması, Türkiye, Suriye ve bölgedeki diğer aktörler arasındaki ilişkiler açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Next
