Meydan Haber Sağlık DSÖ: Kanser Vakalarının %37'si Önlenebilir Nedenlerden Kaynaklanıyor

DSÖ: Kanser Vakalarının %37'si Önlenebilir Nedenlerden Kaynaklanıyor

Dünya Sağlık Örgütü'nün yayınladığı son rapora göre, 2022 yılında tespit edilen kanser vakalarının %37'si önlenebilir faktörler dolayısıyla ortaya çıktı.

Okunma Süresi: 4 dk

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 4 Şubat Dünya Kanser Günü çerçevesinde yayımladığı yeni bir raporda, 2022'de kaydedilen kanser vakalarının önemli bir kısmının önlenebilir nedenlerden kaynaklandığını açıkladı. Raporda, tüm yeni kanser vakalarının yaklaşık %37'sinin yani 7,1 milyon vakanın tütün ve hava kirliliği gibi etkenlerle bağlantılı olduğu vurgulandı. DSÖ, dünya genelindeki kanser vakalarının dörtte birinin önlenebileceği mesajını verirken, raporun, kanserle mücadelede alınacak önlemler için büyük bir fırsata işaret ettiğini belirtiyor.

Önlenebilir Nedenler ve Kanser İlişkisi

Yayımlanan raporda, tütün, alkol, fiziksel hareketsizlik, hava kirliliği ve enfeksiyonlar gibi toplam 30 adet önlenebilir nedenin incelendiği kaydedildi. Araştırmanın bulguları, önlenebilir nedenlerle bağlantılı kanser vakalarının sayısının giderek arttığını gösteriyor. 2022 senesinde yaşanan yeni kanser vakalarının kaynağında bulunan bu faktörlerin etkin bir şekilde kontrol edilmesi, kanser yükünü azaltmak için kritik bir önem taşıyor. Özellikle tütün ve enfeksiyonların önlenebilir kanser türleri arasındaki etkisi dikkat çekiyor. Rapor, DSÖ'nün bu sorunlarla mücadelede daha etkili stratejiler geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Tütün ve Kanser İlişkisi

Raporda tütünün, tüm yeni kanser vakalarının yaklaşık %15'inden sorumlu olduğu belirtilmektedir. Tütün kullanımı, özellikle akciğer kanseri olmak üzere, birçok kanser türü için önemli bir risk faktörü olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca, alkol tüketimi de kanser riskini artıran etkenler arasında yer alıyor. Öne çıkan diğer faktörler arasında enfeksiyonlar bulunmakta olup, bu durum kansere neden olma potansiyeli açısından dikkat çekici bir farklılık yaratıyor. Tütün ve alkol gibi zararlı alışkanlıkların azaltılması, toplumsal düzeyde önemli bir hedef haline gelmiştir. Bunun yanı sıra, kanser oluşumunun önlenmesi için topluma yönelik bilinçlendirme kampanyalarının artması gerekmektedir.

Erkekler ve Kadınlar Arasındaki Farklılıklar

Raporda erkeklerde, yeni kanser vakalarının %45'inin, kadınlarda ise %30'unun önlenebilir nedenlerle kaynaklandığı kaydedildi. Özellikle erkeklerde kanser riski daha yüksektir ve %23'ü sigara kullanımı, %4'ü alkol tüketimi kaynaklıdır. Kadınlarda ise kanser vakalarının %11'i enfeksiyonlardan, %6'sı sigaradan ve %3'ü aşırı kilosunu etkileyen faktörlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu durum, cinsiyete bağlı risk faktörlerinin incelenmesini gerektiriyor. Kadınlarla erkekler arasında bu denli belirgin farklılıkların gözlemlenmesi, önleme stratejilerinin daha kapsamlı bir şekilde ele alınmasını gerektiriyor.

Coğrafi Farklılıklar ve Öneriler

Dünya genelinde önlenebilir kanser oranları, bölgeler arasında büyük farklılıklar göstermektedir. Erkeklerde en yüksek önlenebilir kanser oranı %57 ile Doğu Asya'da, en düşük oran ise %28 ile Latin Amerika ve Karayipler’de gözlemlenmiştir. Kadınlar açısından ise Kuzey Afrika ve Batı Asya'da %24'ten, Sahra Altı Afrika'da ise %38'e kadar değişiklikler yaşanıyor. Bu farklılıklar, çeşitli sosyoekonomik faktörlerin yanı sıra sağlık hizmetlerine erişim ve ulusal sağlık politikaları gibi unsurların etkisini yansıtmaktadır. Önleme stratejilerinin oluşturulmasında bu yerel farklılıkların dikkate alınması kritik bir öneme sahiptir.

Hükümetler ve Bireyler İçin Öneriler

DSÖ tarafından yapılan açıklamalarda, kanserin önlenebilir nedenlerinin ele alınmasının yanı sıra, tütüne dair politika geliştirilmesi, alkol düzenlemeleri, HPV ve hepatit B gibi enfeksiyonlara yönelik aşılama kampanyalarının yaygınlaştırılmasının önemine vurgu yapıldı. Ayrıca, insanların daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemesi için fiziksel aktivite ortamlarının oluşturulmasına da ihtiyaç var. Tüm bu önlemler, hem sağlık sisteminin güçlendirilmesi hem de bireylerin bilinçlendirilmesi açısından kritik bir yol haritası sunmaktadır. Bu bağlamda, toplum seviyesinde etkin bilgilendirme ve eğitim programları ile insan sağlığının korunması yönünde odaklanılması gerektiği ifade edilmiştir.

Çalışmanın Önemi ve Geleceği

DSÖ Kanser Kontrolü Ekip Lideri Andre Ilbawi, raporun kanser riskinin önlenebilir nedenleri üzerine yapılmış ilk küresel analiz olduğunu belirtti. Bu rapor, ülkeler genelinde yapılan incelemelerle hükümetlere kanser vakalarının azaltılması konusunda daha spesifik bilgiler sağlama potansiyelini taşımaktadır. IARC Kanser Gözetim Birimi Başkan Yardımcısı Isabelle Soerjomataram ise, bu raporun, önlenebilir nedenlerin ele alındığı önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Raporun bulgularının, küresel kanser yükünü azaltmak için büyük bir fırsat sunduğu belirtilerek, gelecekte bu konuda daha fazla çalışma yapılması gerektiği vurgulandı.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...