Artvin'in Ardanuç ilçesinde, çığ felaketi sonucu hayatta kalan çobanlardan biri olan İrfan Yazıcı, zor bir sürecin ardından yaşadığı travmaları ve çaresiz anlarını paylaştı. 31 Aralık Çarşamba günü, Zekeriya köyü Aksu Dağı bölgesinde gerçekleşen bu olay, hayvancılıkla geçinen çobanlar için ciddi bir risk oluşturdu. Aniden meydana gelen çığ, 6 çoban ve yaklaşık 1,200 küçükbaş hayvanın tehlike ile karşı karşıya kalmasına neden oldu. İrfan Yazıcı, bu süreçte hissettiklerini ve yardım arayışını anlattı.
Çığ Felaketi ve Kurtuluş Anları 
İrfan Yazıcı, çığ felaketi anında yaşadığı dehşet verici anlara dair hatıralarını paylaştı. O süreçte bir yanındaki arkadaşlarının köyden yaylaya doğru hareket ettiğini dile getirirken, kendisinin yürüyüş grubunun en arka kısmında bulunduğunu belirtti. Yola devam ederken köpeklerin birden havlamaya başladığını ifade eden Yazıcı, bu sırada arkadaşlarından birinin acı dolu çığlıklarını duyduğunu aktardı. Çığın düştüğü an, bu çığlıkların kaygısını artırdığına dikkat çekti. Bu andan itibaren yardım çağrısı yapmanın zorunlu olduğunu hissettiğini söyleyen Yazıcı, "O anda telefona sarıldım," şeklinde konuşarak, 112 Acil Servisi ve diğer arkadaşlarına ulaşmak için telefonla yardım istediğini açıkladı. Olayın ardından, kendi imkanlarıyla köye geri döndüğünü belirtirken, bu korkunç felaketin boyutunu tüm gerçekliğiyle ifade etti.
Irfan Yazıcı, çığ olayının ortaya çıktığı dönemde aşırı düşük sıcaklıkların insanlar üzerindeki tehlikelerine dikkat çekti. Dondurucu havanın oluşturduğu tehditlerin giderek arttığını belirten Yazıcı, bu durumun ciddi bir risk oluşturduğunu kaydetti. Doğanın sert koşullarının kendilerine nasıl bir tehdit oluşturduğunu göz önünde bulundurarak, daha önce kullandıkları yolların artık ne kadar tehlikeli hale geldiğini ifade etti. Yazıcı, arkadaşlarının acil yardım çağrısının ne kadar hayati öneme sahip olduğuna da vurgu yaptı.
Çığın Oluşturduğu Paniğin Etkileri
Çığ felaketi yalnızca fiziksel bir tehdit değil, aynı zamanda psikolojik bir korku kaynağı da oldu. Yazıcı, yaşanan bu felaketin insanların kalplerini nasıl etkilediğini anlatırken, yardıma ihtiyaç duyanların çaresizlik içinde kaldığını dile getirdi. Panik anında doğru yardım çağrılarının yapılması ve zamanında önlemlerin alınması gerekliliğine dikkat çeken Yazıcı, bu durumun hayatta kalma mücadelesinin bir parçası olduğunu belirterek, dolayısıyla bilgilenmenin önemini vurguladı. Zorlu hava şartlarının insanlar üzerinde yarattığı stres ve endişenin, kurtarma çabalarını da geciktirdiği ifade edildi. Bu tür durumlar için hazırlıklı olmanın ve sürekli eğitim almanın ne kadar önemli olduğunu savundu.
Önlemler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yazıcı, zorlu hava koşullarında, özellikle de çığ riski bulunan bölgelerde çalışan çobanların daha dikkatli olmaları gerektiği hususunda uyarıda bulundu. Bu tür olayların rastlantı olmadığını belirterek, gerekli önlemlerin alınmasının hayat kurtarıcı olabileceğini ifade etti. Doğanın zorluklarına karşı durabilmek için herkesin bilgi birikimini artırması ve acil durum planları yapması gerektiğini savundu. Yazıcı, felaket öncesi ve sonrası yapılması gerekenleri özetleyerek, hazırlıksız yakalanmanın sonuçlarının son derece ağır olabileceği konusunu gündeme getirdi. Bu tür önlemler, hem bireysel güvenlik hem de toplumsal dayanıklılık açısından son derece önemlidir.
