Trabzon'da bu yıl içinde açılması planlanan şehir hastanesi, önemli bir sağlık yapısının değişimine işaret ediyor. Yeni şehir hastanesi ile birlikte Göğüs, Numune ve Fatih hastanelerinin kapatılması düşünülüyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından yapılan değerlendirmelere göre, şehir hastaneleri kamu sağlık altyapısında radikal ve tartışmalı değişiklikler yaratmaktadır. Bu dönüşüm süreci, sağlık hizmetlerini özel sektöre yönlendirme eğilimini artırırken, sağlık çalışanları ve hastalar üzerinde olumsuz etkiler bırakıyor.
Şehir Hastaneleri ve Kapatılan Hastaneler
Trabzon'daki şehir hastanesinin açılması ile birlikte üç önemli hastanenin kapatılması gündeme geldi. Bunlar Çamlık'taki Göğüs Hastanesi, Yenimahalle'deki Numune Hastanesi ve Fatih Hastanesi. TTB'ye göre, şehir hastanelerinin açılması süreci, daha önce mevcut olan kamu sağlık kuruluşlarının kapanmasıyla sonuçlanıyor. Bu durum sağlık sisteminin mevcut dengesini bozarken, yerel halkın sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştırıyor. Hastaların, kapatılan hastanelerdeki hizmetlere ulaşımı azalırken, özellikle kırsal ve dezavantajlı bölgelerde sağlık hizmeti ihtiyacını karşılamakta zorluk yaşandığı belirtiliyor.
TTB'nin Verileri ve Tespitleri
Türk Tabipleri Birliği tarafından yapılan değerlendirmeler, şehir hastanelerinin Türkiye'nin sağlık altyapısında önemli değişimlere neden olduğunu gözler önüne seriyor. TTB'nin düzenlediği “Şehir Hastaneleri ve Sağlık Çalışanlarının Sağlığı ve Güvenliği” temalı sempozyumda ortaya konan verilere göre, 2025 yılı itibarıyla devlete toplamda 111 milyar 100 milyon TL maliyet getirmesi tahmin edilen 18 şehir hastanesi hizmete girdi. Bu hastanelerin açıldığı illerde, toplamda en az 42 kamu hastanesi kapatılmış durumda. Bu noktada, şehir hastanelerinin devreye girmesi ile birlikte birçok sağlık çalışanının işten çıkarıldığı veya hastaların sağlık hizmetine erişiminde sıkıntı yaşandığı kaydediliyor.
Hastanelerin Kapandığı İller ve Sonuçları
Ülke genelinde şehir hastanelerinin açıldığı birçok il, sağlık altyapısında köklü değişimler yaşadı. Örneğin, Isparta'da Devlet Hastanesi, Doğumevi ve eski Askeri Hastane, şehir hastanesinin ek binaları haline getirildi. Adana'da ise Numune Hastanesi şehir hastanesine devredilirken, bu süreçte Devlet Hastanesi, Doğumevi ve Göğüs Hastalıkları Hastanesi de kapatıldı. Kayseri, Elazığ, Manisa, Eskişehir ve Bursa gibi illerde de benzer durumlar söz konusuydu. Bu illerde ya kamu hastaneleri kapatıldı ya da mevcut işlevleri değiştirildi. Sonuç olarak, bu dönüşüm sağlık sistemindeki istikrarı zedeleme riski taşıyor.
Ankara ve İzmir'deki Kapatmalar
Ankara, şehir hastanelerinin açılması ile birlikte birçok kurumsal hastanenin kapanmasına tanıklık etti. Türkiye Yüksek İhtisas, Numune, Dışkapı, Zekai Tahir Burak, Sami Ulus, Atatürk ve Etlik Zübeyde Hanım gibi köklü eğitim ve araştırma hastanelerinin kapatılması, sağlık sisteminin kaybı olarak değerlendiriliyor. İzmir'de ise Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi kapatıldı; ayrıca, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin doktor yetersizliği sebebiyle kapanma riskiyle karşı karşıya olduğu bildiriliyor. Bu gelişmeler, sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından endişe verici bir tablo sunuyor.