Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Pediatrik Nöroloji Ana Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Beril Dilber, 37 hafta ve daha erken doğan bebeklerin nöroloji gibi çeşitli branşlardan oluşan takımlarla düzenli olarak izlenmesi gerektiğini belirtti. Prematüre bebeklerin ileride karşılaşabileceği sağlık sorunlarına dikkat çeken Dilber, bu çocukların nöroloji, yenidoğan, çocuk gelişimi, psikoloji ve fizyoterapi alanlarından profesyonellerle multidisipliner bir şekilde takip edilmesinin önemini vurguladı.
Erken Doğumun Potansiyel Riskleri
Doç. Dr. Beril Dilber, prematüre doğum hikayesi olan çocukların dikkatle izlenmesi gerektiğini açıkladı. Erken doğumun çocukların ilerleyen yaşlarındaki sağlık durumunu etkileyebileceğini belirten Dilber, pek çok riskin bu noktada devreye girdiğini ifade etti. Bunlar arasında uzun vadede ortaya çıkabilecek sorunlardan biri olan serebral palsisinin yanı sıra, epilepsi, öğrenme güçlükleri, okul başarısında azalma gibi durumlar da yer almakta. Ayrıca erken doğumun, işitme ve görme problemlerine yol açabilme ihtimaline de dikkat çekti.
Multidisipliner Takip Gereksinimi
Doç. Dr. Dilber, "37 hafta ve daha erken doğmuş çocukların, çocuk nöroloji uzmanları, yenidoğan doktorları, çocuk gelişim uzmanları, psikologlar ve fizyoterapistler ile birlikte takip edilmesi kaçınılmazdır" sözleriyle takip sürecinin çok yönlü bir yaklaşım gerektirdiğini ifade etti. Bu tür bir takip, olası sağlık sorunlarının belirlenip önlenmesi için düzenli ve multidisipliner bir şekilde yapılmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde işleyebilmesi için bu süreçlerin ihmal edilmemesi gerektiğine vurgu yaptı.
Riskli Bebek Takip Ünitesi'nde Gerçekleştirilen İzlem Süreci
Bu takiplerin, KTÜ Farabi Hastanesi bünyesindeki Riskli Bebek Takip Ünitesi'nde yürütüldüğünü aktaran Dilber, burada fizyoterapistlerin çocukların yürüyüş ve oturma becerilerini değerlendirdiğini, psikologlar ve çocuk gelişimcilerin ise algısal ve gelişimsel durumları takip ettiğini belirtti. Bu tür izlem süreçleri, çocukların hayatlarının ilerleyen dönemlerinde büyük bir rol oynamaktadır. Çocukların güvenli bir gelişim süreci geçirmesi için uzmanlarla yapılan bu takiplerin son derece önemli olduğunu dile getirdi.
Erken Tanının Önemi ve Yaşam Kalitesine Etkisi
Dilber, takiplerin düzenli olarak gerçekleştirilmesinin önemine değinerek, çocukların büyüme sürecinde motor ve konuşma becerilerinin izlenmesi gerektiğini vurguladı. Otizm, epilepsi ve serebral palsi gibi hastalıkların erken teşhisinin, tedavi süreçlerini kolaylaştıracağını ifade eden Dilber, "Erken tanı, yaşam kalitesini artırmada çok kritik bir unsurdur. Muayenelerin zamanında yapılmaması, hafif durumların gözden kaçmasına yol açabilir. Bu nedenle erken dönemde muayeneye gitmek, çocuklar için yaşam kalitesini artıran en önemli faktörlerden biridir" dedi.