Meydan Haber Ekonomi Cevdet Yılmaz'dan İstihdam Müjdesi ve Ekonomik Hedefler Açıklaması

Cevdet Yılmaz'dan İstihdam Müjdesi ve Ekonomik Hedefler Açıklaması

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, hükümetin öncelikli konuları arasında Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin bulunmadığını duyurdu.

Okunma Süresi: 5 dk

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu sene içerisinde hayata geçirilmesi düşünülen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin gündemlerinde olmadığını ifade etti. Yılmaz, iş dünyası için ek mali yükler yaratacak yaklaşımlara karşı durduklarını vurgularken, istihdam destekleriyle ilgili de müjdeler sundu. Çalışan sayısına bağlı olarak 3.500 lira hibe verileceğini dile getiren Yılmaz, Türk Lirası'nın reel getiri fırsatının faiz indirimlerine rağmen sürdüğüne dikkat çekti. Ekonominin önemli bir büyüme kaydedeceğini ve ihracat hedeflerinin oldukça iddialı olduğunu belirtti.

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Üzerine Değerlendirmeler

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi hakkında net bir uygulama sürecinin olmadığını vurguladı. Yılmaz, bu tür sistemlerin öncelikle etki analizlerinin yapılması ve titiz bir hazırlık sürecinin geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, toplumun yaşlanan nüfusunun sosyal güvenlik sisteminde yarattığı baskılara dikkat çekerek, bireysel emeklilik sisteminin bu sorunlara yanıt verebilecek bir araç olabileceği fikrini paylaştı. Ancak, mevcut ekonomik koşulları göz önüne alarak, işverenlerin ek mali yükler altına girmemesi için dikkatli davranılması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Yılmaz, rekabet ortamındaki mevcut zorlukları daha da derinleştirecek ek yük getirecek mekanizmaların geliştirilmesine karşı çıkmanın önemine işaret etti.

Ekonomik Büyüme ve İhracat Vizyonu

Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin 2023-2024 yıllarında yıllık ortalama %5.4 oranında bir büyüme göstereceğini öngördüğünü ve 2025 yılı itibarıyla milli gelirin 1.5 trilyon dolara ulaşmasının hedeflendiğini belirtti. İhracat konusundaki hedeflere de değinen Yılmaz, 2026 yılı için belirlenen ihracat hedefinin 410 milyar dolar olduğunu ifade etti. 2002 yılında milli gelirin sadece 238 milyar dolar seviyesinde olduğuna dikkat çeken Yılmaz, gündemdeki şartlar göz önünde bulundurulduğunda, mal ve hizmet ihracatının şu anda 396 milyar dolara ulaştığını belirtti. Avrupa Birliği’nin ihracattaki payının %42, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin ise %22 olduğunu kaydetti. Bu bölgedeki pazarların büyümesinin Türk ihracatına önemli bir katkı yapacağına inandığını dile getirdi.

Bireysel Emeklilik Sistemi ve Devlet Destekleri

Cevdet Yılmaz, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) kapsamında devlet katkısı oranının %30’dan %20’ye düşürülmesi konusunu gündeme getirerek, bu değişikliğin tasarruf sahipleri için hâlâ cazip olduğunu savundu. Tasarruf sahiplerinin 100 lira yatırdıklarında 20 lira devlet katkısı alacaklarını belirten Yılmaz, BES’in bireylerin gelecekteki gelirlerini artırma açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Ayrıca makroekonomik açıdan genel tasarruf oranlarının artırılmasının da önemli olduğunu vurguladı. Yılmaz, devletin Bireysel Emeklilik Sistemi’ni desteklemek konusunda kararlı olduğunu ve bu sistemin hem bireyler hem de ekonomi için olumlu sonuçlar doğuracağını bildirdi.

Cevdet Yılmaz, Türkiye'deki işsizlik oranının %8.5 seviyesinde olduğunu ve buna karşılık firmalara yönelik yeni istihdam destekleri sunacaklarını açıkladı. Küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ) çalışan sayısını koruma taahhüdünde bulunduklarını hatırlatan Yılmaz, bu desteklerin her çalışan için 2.500 lira sağlanacağını, büyük firmalara ise kişi başına 3.500 lira hibe verileceğini söyledi. Yılmaz, istihdamın korunmasının önemine vurgu yaparak, bu desteklerin şirketlerin zorlu süreçleri aşmalarına yardımcı olacağını ifade etti. Böylelikle işsizlikle mücadelenin güçlendirileceği düşünülüyor.

İstihdam Desteklerinin Önemi

İstihdam destekleri, işgücü piyasasının stabilitesini sağlamak ve işsizlik oranını düşürmek için kritik rol oynamaktadır. Türkiye’deki mevcut ekonomik zorluklar göz önünde bulundurulduğunda, bu desteklerin KOBİ'lere verilecek olması özellikle dikkat çekicidir. KOBİ’ler, Türkiye ekonomisinin belkemiğini oluşturması nedeniyle, bu tür destekler onların sürdürülebilirliklerini artıracaktır. Ayrıca, büyük firmaların da desteklenmesi, daha geniş işgücü istihdamı sağlayarak ekonomi üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. İşletmelerin istihdam seviyelerini korumaları, genel olarak hanehalkı gelirlerini artırarak ekonomik büyümeye de katkıda bulunacaktır. Böylece, hem işverenlerin hem de çalışanların psikolojik olarak daha sağlam bir zemin üzerinde durmaları sağlanmış olacak.

Döviz Kurları ve Türk Lirası’nın Durumu

Döviz mevduatlarının toplam mevduatlar içindeki oranının artış gösterdiğine dikkat çeken Yılmaz, ancak Türk Lirası’nın hala cazip olduğunu söyledi. Faiz indirimleri ile birlikte enflasyonun da düşmesi bekleniyor ve bu durumun TL’deki reel getirilerin devam edeceği anlamına geldiğini ifade etti. Düşük faiz ortamında dövize yönelimin artmasının önüne geçilebileceğine inanan Yılmaz, bununla beraber dolara veya altına ilginin artmasının beklenmediğini dile getirdi. Üstelik, stopaj ile ilgili yapılacak bir değişikliğin gündemde olmadığını belirtti. Ekonomik istikrar ve Türk Lirası’na olan güvenin yeniden tesis edilmesi, özellikle yatırımcılar açısından son derece önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Enflasyon ve Türkiye’nin Borç Yönetimi

Cevdet Yılmaz, enflasyonun geçtiğimiz 1.5 yıl içerisinde 44.6 puan gerileyerek önemli bir başarı sağladığını vurguladı. Dezenflasyon sürecinin başladığı Haziran 2024 itibarıyla enflasyonun %75.5’lerden %30.9’a düştüğünü aktaran Yılmaz, gelecekte Ocak ayı enflasyonunun 20'li rakamları görme ihtimali olduğunu kaydetti. Türkiye’nin kamu borç stoku milli gelire oranının yalnızca %24.5 olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, ülkenin borç problemi olmayan ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. Ayrıca, toplam hane halkı ve reel sektör borç stokunun milli gelirin %94’ü oranında olduğunu, bu oranın uluslararası karşılaştırmada düşük bir seviyede olduğunu belirtti. Bu durum, Türkiye'nin borç yönetimi konusunda şeffaf ve sağlam bir yaklaşımı olduğunu göstermektedir.

2026 Yılı Ekonomik Hedefleri

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026 yılına yönelik hedefleri paylaşarak, bunlar arasında %3.8 oranında reel büyüme, 1.7 trilyon dolara yaklaşan milli gelir, kişi başı 19 bin dolarlık milli gelir ve 410 milyar doları aşan mal ve hizmet ihracatı yer aldığını bildirdi. Ayrıca, 68 milyar dolara ulaşan turizm gelirleri, %1.3 düzeyinde cari açığın milli gelire oranı, 700 bini aşan ilave istihdam ve %8.4 işsizlik oranı hedefleri arasında sıralandı. Yılmaz, yılsonu enflasyonunun ise %20’nin altında kalmasını umduklarını da ifade etti. Bu hedefler, Türkiye’nin ekonomik büyüme dinamiklerini sürdürülebilir ve istikrarlı bir şekilde artırma amacını taşımaktadır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...