Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon'un Akyazı–Sera alanında gerçekleştirdiği çalışmalarda, heyelan bölgelerindeki yamaçların deniz istikametinde hareket ettiğini belirledi. Bektaş, bu durumun bölgenin jeolojik yapısı ve iklim koşulları çerçevesinde ele alındığında, burada bir drenaj sisteminin tesis edilmesiyle sürekli veri akışına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Aynı zamanda, yamaçların stabilitesinin sağlanması için titiz bir araştırma ve izleme süreçlerinin uygulanmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekti.
Yamaçların Hareketi ve Tehlikeler
Prof. Dr. Bektaş, Akyazı–Sera heyelan bölgesindeki çalışmaların yamaçların deniz yönüne doğru milimetrik ile santimetrik seviyelerde hareket ettiğini gözler önüne serdiğini açıkladı. Bu tür jeolojik hareketlerin, özellikle bölgedeki dolgu alanlarının ötesinde, yamaçların stabilitesinin sorgulanmasını zorunlu hale getirdiğini belirtti. Ayrıca, uydu verileri ile yerinde gözlemler arasında önemli bir tutarlılığın mevcut olduğunu ifade etti. Bu bulgular, depremlerin ardından hareket hızındaki artışın yanı sıra arazide görülen çatlakların dikkatlice izlenmesi gerektiğini gösteriyor. 
Bölgedeki hastane ve stadyum alanı, yamaç kaynaklı yavaş bir kütle hareketiyle karşı karşıya olduğu bildirildi. Uzmanlar, bu hareketin bir çökme durumu olmaktan ziyade heyelan karakteri taşıdığına vurgu yapıyor. Prof. Dr. Bektaş, çatlakların tekrar açılması ve hareketin hızlanmasının iklim koşulları ve sismik aktivitelerle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti. Bu durum, hem yerel halkı hem de yetkilileri alarma geçirdiği için önemli bir uyarı işareti olarak değerlendiriliyor.
Jeoteknik Tehditler ve Riskler
Yerel jeolojik yapıların incelenmesi, yüzeydeki çatlakların nedenlerini daha iyi anlamak açısından kritik bir öneme sahip. Prof. Dr. Bektaş, bu tür olayların yerel ekosistem ve altyapı üzerindeki etkilerini detaylandırarak, fenomene karşı alınması gereken önlemlerin de altını çizdi. Özellikle, her mevsim değişimiyle birlikte iklim koşullarının etkisinin artış göstermesi, bu doğal olayların daha sık yaşanabileceğini gösteriyor. Özellikle, yeraltı su seviyelerindeki değişikliklerin, heyelan riskini artırdığı gözlemlenmiştir. Bunun sonucunda, yetkililerin bölgeyi izlemeye ve gerekli önlemleri almaya daha fazla odaklanması gerektiği kanaatindedirler.
Drenaj Sistemleri ve Önleyici Tedbirler
Prof. Dr. Bektaş, Akyazı–Sera heyelan bölgesindeki jeolojik sıkıntıların aşılmasında drenaj sistemlerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Yapılacak drenaj sistemleri, yer altı su seviyelerini dengeleyerek heyelanları kontrol altına alma potansiyeline sahiptir. Drenajın yanı sıra, sürekli gözetim yapılması ve bu tür hareketlerin takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Bektaş, etkili ve sistematik drenajın, bu tür jeolojik problemlerin etkilerini minimize edebileceğini söyledi. Sıkı bir takip ile birlikte doğru altyapı yatırımları yapıldığında, bölgedeki jeoteknik sorunlar büyük ölçüde hafifletilebilir.
