Küresel ekonomik krizin olumsuz etkileri, Türkiye'deki birçok işletmeyi zor durumda bırakmaya devam ediyor. Son olarak, sanayi alanında önemli bir oyuncu olan Hitit Seramik, iflas başvurusu yaparak bu sorunların içinde yerini aldı. Şirket, geçtiğimiz günlerde konkordato talebi ile mahkemeye başvurdu. Hakkındaki iflas kararı, Hitit Seramik AŞ ve Beril Seramik Hammaddeleri AŞ için mahkeme tarafından onaylandı. Şirket, yaklaşık 1.5 milyar lira borcu ile iflas etti ve içindeki geçici tedbir kararları da ortadan kaldırıldı. Hitit Seramik AŞ, İbrahim Hızal tarafından 40 yıl önce kuruldu ve 2017 yılında Hızal'ın vefatının ardından yönetim, eşi ve kızlarına devredildi. Ancak aile şirketi, yaşadığı mali sıkıntıları aşmayı başaramadı.
Konkordato Süreci Bekleneni Vermedi
Mali sıkıntıların derinleşmesi ile birlikte İbrahim Hızal Holding AŞ, Hitit Seramik AŞ ve Beril Seramik Hammaddeleri AŞ'nin, yöneticileri Sevgi Hızal, Beril Hızal ve Eylin Nehir Hızal tarafından konkordato talebinde bulunuldu. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, söz konusu başvuruyu değerlendirerek şirketlere 3 aylık geçici mühlet tanıdı. Bu süre zarfında, şirketler haciz gibi yasal işlemlerden korunarak, mali durumlarını iyileştirme çabası içinde yer aldı. Ancak, beklenen iyileşmeler meydana gelmedi. 2025 yılı için şirketin kâr hedefinin 92 milyon lira olmasına rağmen, yılın ilk dört ayında 72 milyon lira zarar oluştu. Bu durum, şirketin finansal yapısının ne denli zorlandığını net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Mahkemeden İflas Kararı
Geçtiğimiz gün gerçekleştirilen duruşmada, mahkeme Hitit Seramik AŞ için iflas kararı verdi. Şirketin mevcut borcunun yaklaşık 1.5 milyar lira seviyesine ulaştığı belirlendi. Aynı zamanda, Beril Seramik Hammaddeleri AŞ için de aynı şekilde iflas kararı çıkarıldı. Mahkemenin verdiği bu karar, şirketin karşı karşıya kaldığı zorluğun ne denli derin olduğunu gösterirken, çalışanlar ve tedarikçiler gibi birçok paydaş için yeni belirsizlikler yaşanmasına neden oldu. İflas, sadece firmayı değil aynı zamanda sektördeki diğer oyuncularla birlikte geniş bir ekonomik etki alanı yaratabilir.
Mahkeme, İbrahim Hızal Holding AŞ ile Hızal ailesinin diğer bireyleri üzerine uygulanan geçici mühlet kararını iptal etti. Bu durum, şirket ve aile üyeleri için hukuki korumanın sona ermesine yol açtı. Artık, söz konusu kişiler, her türlü haciz işlemine maruz kalma riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Koruma Kararının Kaldırılması
Mahkemenin aldığı bu karar, İbrahim Hızal Holding AŞ’nin ekonomik durumu ve geçmişteki mali hususlarla ilgili yürütülen süreçlerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Aile bireyleri için uygulanmış olan geçici mühlet, aslında onların varlıklarını ve şirkete ilişkin çeşitli değerleri korumak amacıyla oluşturulmuştu. Ancak mahkeme, mevcut durumu göz önünde bulundurarak, bu koruma kararını sonlandırmaya karar verdi. Bu karar, aynı zamanda şirketin borçlarıyla ilgili yeni bir sürecin başlangıcı anlamına geliyor.
Şirket ve Aile Bireylerinin Durumu
Şu anda İbrahim Hızal Holding AŞ ve Hızal ailesi üyeleri, mahkeme kararının etkisiyle haciz işlemlerine karşı savunmasız bir hale geldi. Bu durum, şirketin mali zorluklarının artabileceği anlamına geliyor. Hızal ailesinin durumunun nasıl şekilleneceği merak konusu. Aynı zamanda, bu iptal kararı, şirketin itibarını da olumsuz etkileyebilir. Borçların ödenmesi için gerekli olan süreçlerin hızlanması, hem şirketin hem de aile bireylerinin geleceği açısından kritik bir öneme sahip olacak. Şimdi, Hızal ailesinin ve şirketin, bu zor duruma karşı nasıl bir strateji geliştireceği bekleniyor.
Hukuksal Sürecin Geleceği
Mahkemenin geçici mühlet kararını kaldırmasının ardından pek çok soru gün yüzüne çıkmış durumda. Aile bireyleri ve şirketin avukatları, gelecekte ne gibi adımlar atacaklarını düşünmek zorunda kalacaklar. Mahkemede bir üst sınıra itiraz etme hakkının bulunup bulunmadığı da henüz netlik kazanmadı. Şirketin yeniden yapılandırılması, borçların yeniden gözden geçirilmesi ve varsa yatırımların korunması için acil bir strateji geliştirilmesi önemli bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkıyor. İbrahim Hızal Holding AŞ ve aile bireylerinin bu süreçte alacaklılarıyla olan ilişkilerini nasıl yöneteceği de merakla bekleniyor.