BİST
106785
ALTIN
269.823
DOLAR
5.6938
STERLİN
7.3776
EURO
6.3037
Yakın zaman da sinema severlerin beğenisine sunulan Tepenin Uşakları isimli filme geçen hafta gitme imkanı buldum. Fragmanlar da filmin doğallığı konusun da düşüncelerim tamamını izleyince daha da çok doğruladı beni.

Yıllardır Karadeniz’de çekilen filmler var. Yüreğine Sor, Sümelanın Şifresi Temel gibi..

Fakat bu film onların dışarısında kalıyor.

Neden mi?

Çünkü bu filmin çekiminde tek kamera kullanıldı.

Çünkü bu filmde oynayan herkes amatör ruha sahip yürekli insanlar.

Çünkü bu filmde tamamiyle orijinal Karadeniz lehçesi kullanılmış.

Bu çünkü ile başlayan kelimeleri çoğaltabiliriz..

Film bittikten hemen sonra sinemadan dışarıya çıktığımız da bizleri güzel bir sürpriz karşıladı. Filmde rol alan “Deli İsiyin” karakterini canlandıran Altuğ Küçük ile karşılaştık. Daha doğrusu o bize filmi beğenip beğenmediğimizi sordu bizde (gözü yaşlı bir şekilde) çok beğendiğimizi söyledik.

Aynı zaman da filmin görüntü yönetmeni olan Altuğ Küçük izleyiciler ile bire bir temasa girip direkt yüz yüze yaptıkları bu muhteşem olayın sonucunu öğrenmesi beni fazlasıyla mutlu etti.

Genellikle sadece galalar da karşılaştığımız, daha doğrusu bizlerin değil de medyanın karşılaştığı film oyuncularını sinema çıkışında görmek hayli ilginç, bir o kadar da güzel bir döngü.

Film de Karadeniz insanının doğallığı, yaşayış tarzı anlatılıyor. Burada bunu size ne kadar aktarsam da mutlaka benim de aktarmakta ve filmi izlerken duyduğum, hissettiğim duygular da eksiklik mutlaka olacaktır. Trabzon insanının doğallığı, samimiyeti ile sıcacık duygusal ve aynı zaman da komediyi içinde barındıran harika bir eser ortaya çıkarmışlar.

HaberZON’a ropörtaj veren filmin bir diğer karakteri “Hikmet” yani Samet Karahasanoğlu ile de görüşmem de bu ilgiyi rol icabı değil de bire bir kendinde görme imkanı buldum.

Tepenin Uşakları şehre indi ve sinema salonlarında sizleri bekliyor.

Tek kamera ve zorlu koşullar da çekilen bu filme gitmek kendi dünyasında Karadeniz’i ve Trabzon’u hisseden herkesin görevidir bana göre.

Tavsiyem şudur ki;

Hiçbir sanat eseri bolluk ve imkanlarla ortaya çıkamaz. Yokluk ve zorluklarla yapılan eserler sanat esiri olur.

Bu sanat eserine mutlaka davetlisiniz..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.